|

GÜLÜN ÖLÜMÜ
Bir çiçek gibi açtı sevgisi deli deli attığı günlerde.Narin bir gonca boy
vermişti asi yüreğinde...Ve çiçeklerle ifade etti hep sevgiliye en güzel
duyguları... Hasreti,tutkuyu,aşkı anlatan kırmızı güllerle.Kapısını
onlarla çaldı kalbinin;sevdasını haykıran kan kırmızı güllerle...Kimi
zaman ümitle,kimi zaman çaresizlik içinde...Kimi zaman yıkılan
gururu,rencide edilen yüreğiyle.Fakat kırmızı gül bağlılıktı,kırmızı gül
tutkunluktu,sarsılmaz sevdanın sembolüydü.O yüzden gözyaşlarını içen
mektup sayfalarıyla birlikte ulaşırdı güller sevgilinin ellerine.Her
gönderdiği gülün ayrı bir anlamı vardı sevda dilinde.Kimbilir belki de
sözlerinin anlatamadığını onlar anlatırlardı sevgiliye.
Anlatamadılar!
Sevgisinin muhatabı o sevgili anlamadı onu...İlkin o sevda çiçeklerinin
ifade ettiği manaya takılı kaldı,hafife aldı,umursamadı.Sevgiyi bilmiyordu
ki aşkı nasıl anlayacaktı!Bu duyguyu yaşayabilmek için önce bir yüreğe
sahip olmalıydı;cesur,fedakar,gözyaşına talip.Fakat yılmadı seven
yüreği;yıkıldığı anlarda doğruldu,sevgilinin gül kokulu hayaline uzanıp
yürüdü bekledi sabırla,bekledi,bekledi...Bir tohum ekmişti yüreğine.Elbet
gün gelir yeşerir,çiçeklenirdi...
Ve bir gün "seviyorum" dedi sevilen.Sevdiğini sandı.Acı çekmeden,bir
şeyleri feda etmeden bu yolda yürüneceğini sandı.Yanıldı.Aşk gözyaşına
talip olmaktı.Sevgisiz geçen günleri hicran bilmekti.
Bilemedi!
Seneler öncesi gönülde açan o sevda çiçeği,o kırmızı gül büktü boynunu
çaresizliğine...Sevgilinin yaban güllerine hasretine,bu anlaşılmaz
hareketlerin sebebine bir anlam veremedi.
Ve dayanamadı daha fazla...O kıpkırmızı sevda rengini yitirip sararmaya
başladı günden güne...Tutkularını,ümitlerini hasretini de yitiriyordu
belki de...Taşıyamam,kaldıramam demişti zaten aylar öncesi sevgiliye...Bir
daha
olursa dayanamam.Zaten yıpranmıştı daha nasıl dayansaydı.Sözleriyle
soldurmuştu onu sevgili ne yapsaydı...
Upuzun zamanlar geçti sonra...Mevsimler değişti...Ve bir gün pişman oldu
sevilen...Can havliyle koştu gülünün,bir tanesinin yanına...Onu ellerine
alacak,sevgisiyle canlandıracak,bir ömür bırakmayacaktı.Anlamıştı artık
onsuz yaşayamayacaktı.Herşeyi bırakıp gelmişti işte.Nerdeydi sevda
çiçeği,biricik gülü.Artık hiç yanından ayrılmayacaktı...
Fakat...Geç kalmıştı çok geç.Kendisine uzanan yabancı ellere uzun zaman
direnmiş ve gücünün tükendiği son noktada soluvermişti birkaç dakika
önce...Geç kalmıştı...Ve o canlı,o taptaze aşk çiçeğinden sadece
sararmışyapraklar ve üzerinde bir kaç damla gözyaşı kalmıştı!
Ayşenur ÇETİNAYDÜZ
|

e-mim@mimsanat.com

Tasarım & Yazılım
webosfer
|